şive

لَهْجَةُ أَهْلِ هٰذِهِ الْمَدِينَةِ جَمِيلَةٌ.

Bu şehir halkının şivesi güzel.

مِنَ الصَّعْبِ أَنْ نَفْقِدَ لَهْجَتَنَا تَمَامًا عِنْدَ التَّحَدُّثِ بِلُغَةٍ أَجْنَبِيَّةٍ.

Yabancı bir dil konuşurken şivemizi tamamen kaybetmek zordur.

أُسْلُوب — أَسَالِيب

كَانَ لِلْكَاتِبِ أُسْلُوبٌ مُمَيَّزٌ يُمَيِّزُهُ عَنِ الْآخَرِينَ.

Yazarın kendine özgü bir şivesi vardı, bu da onu diğerlerinden ayırıyordu.

Ayrıca: طَرِيقَة

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler