أَجْهَدَ

يُجْهِدُ، إِجْهَاد

لَا تُجْهِدْ عَيْنَيْكَ بِالْقِرَاءَةِ فِي الضَّوْءِ الْخَافِتِ، فَقَدْ يُؤَثِّرُ ذَلِكَ عَلَى نَظَرِكَ.

Loş ışıkta okuyarak gözlerinizi zorlamayın, bu görüşünüzü etkileyebilir.

أَجْهَدَنِي السَّفَرُ الطَّوِيلُ وَالِانْتِظَارُ فِي الْمَطَارَاتِ لِسَاعَاتٍ طَوِيلَةٍ.

Uzun yolculuk ve saatlerce havaalanlarında beklemek beni bitkin düşürdü.

أَجْهَدْتُ نَفْسِي فِي الْعَمَلِ الْيَوْمَ حَتَّى أَنْجَزْتُ كُلَّ الْمَهَامِّ الْمَطْلُوبَةِ.

İstenen tüm görevleri tamamlamak için bugün işte kendimi çok yordum.

Eşdizimler