أَجْبَرَ — يُجْبِرُ · إِجْبَار
يجب ألا تجبر أحدا على فعل شيء لا يريده.
Kimseyi istemediği bir şeyi yapmaya zorlamamalısın.
يجب ألا تجبر أحدا على فعل شيء لا يريده.
Kimseyi istemediği bir şeyi yapmaya zorlamamalısın.
اضطروا إلى إكراهه على الكذب.
Onu yalan söylemeye zorlamak zorunda kaldılar.
ضغط الأطباء على المريض لإجراء العملية.
Doktorlar, hastayı ameliyat olmaya zorladı.