أَخْضَعَ الْمَرِيضَ لِفُحُوصَاتٍ طِبِّيَّةٍ شَامِلَةٍ.
Hasta kapsamlı tıbbi kontrollere tabi tutuldu.
أَخْضَعَ الْمَرِيضَ لِفُحُوصَاتٍ طِبِّيَّةٍ شَامِلَةٍ.
Hasta kapsamlı tıbbi kontrollere tabi tutuldu.
أَخْضَعَ الْمُدَرِّبُ الْكَلْبَ لِأَوَامِرِهِ.
Eğitmen köpeği emirlerine itaat ettirdi.
حَاوَلَ الْقَائِدُ أَنْ يُخْضِعَ الْمَدِينَةَ بِالْقُوَّةِ.
Komutan şehri zorla boyun eğdirmeye çalıştı.
ram etmek, boyunduruğa vurmak, bağımlamak, uydulaştırmak, elense çekmek