أَخِي الْأَكْبَرُ يَعْمَلُ مُهَنْدِسًا فِي شَرِكَةٍ كَبِيرَةٍ.
Ağabeyim büyük bir şirkette mühendis olarak çalışıyor.
أَخِي الْأَكْبَرُ يَعْمَلُ مُهَنْدِسًا فِي شَرِكَةٍ كَبِيرَةٍ.
Ağabeyim büyük bir şirkette mühendis olarak çalışıyor.
نَحْنُ أَخَوَانِ فِي الْإِنْسَانِيَّةِ وَيَجِبُ أَنْ نَتَعَاوَنَ.
Biz insanlıkta kardeşiz ve işbirliği yapmalıyız.
لَدَيَّ أَخَوَانِ وَأُخْتٌ وَاحِدَةٌ.
Benim iki erkek kardeşim ve bir kız kardeşim var.
ede, aka, dadaş