سَمِعْتُ أَزِيزَ الذُّبَابِ فِي الْغُرْفَةِ قَبْلَ أَنْ أَرَاهُ يَحُومُ حَوْلَ الْمِصْبَاحِ
Lambanın etrafında dolaştığını görmeden önce odada sineklerin uğultusunu duydum
سَمِعْتُ أَزِيزَ الذُّبَابِ فِي الْغُرْفَةِ قَبْلَ أَنْ أَرَاهُ يَحُومُ حَوْلَ الْمِصْبَاحِ
Lambanın etrafında dolaştığını görmeden önce odada sineklerin uğultusunu duydum
كَانَ أَزِيزُ النَّحْلِ حَوْلَ الْخَلِيَّةِ مُزْعِجاً فِي ذَلِكَ الْيَوْمِ الْحَارِّ
O sıcak günde arı kovanının etrafındaki arıların vızıltısı rahatsız ediciydi
vız, vız vız, cırıltı, cırlama, cıyırdama, cıyırtı, cızıldama, cızıltı, cızırdama, cızırtı, cızırtılı, gacırdama, gacırtı, harıldama, harıltı, garç gurç, gıcırdama, hırıldama, hışıltı, hışıltılı, hışırtı, hışırtılı, hırıltı, hırıltılı, hırlama, hırlayış, şırlama, vınlayış, vızıldama, vızlama, vınıltı, vın, uğuldayış, cayırtılı, vızıltılı, gıcırlık, gucurdama, harhara, vınlama, uğuldama, uğultulu, gıygıylama, hırıldayış, uğul uğul, gıcırdayış, gıcırtı