أَسْدَلَ اللَّيْلُ سُتَائِرَهُ عَلَى الْمَدِينَةِ فَخَيَّمَ الْهُدُوءُ.
Gece, şehre perdelerini çekti ve sessizlik çöktü.
أَسْدَلَ اللَّيْلُ سُتَائِرَهُ عَلَى الْمَدِينَةِ فَخَيَّمَ الْهُدُوءُ.
Gece, şehre perdelerini çekti ve sessizlik çöktü.
أَسْدَلَ السِّتَارَ عَلَى المَسْرَحِ مُعْلِناً نِهَايَةَ العَرْضِ.
Perde, gösterinin sonunu ilan ederek sahnede indirildi.
أُسْدِلَ الْغِطَاءُ عَلَى الْقِدْرِ لِلْحِفَاظِ عَلَى حَرَارَةِ الطَّعَامِ.
Yemeğin sıcaklığını korumak için tencerenin üzerine kapak örtüldü.