صَدَّقَ

يُصَدِّقُ، تَصْدِيق
Aynı yazılan 2 kelime daha

مِنَ الصَّعْبِ أَنْ أُصَدِّقَ أَنَّ هَذِهِ الْقِصَّةَ الْخَيَالِيَّةَ قَدْ حَدَثَتْ بِالْفِعْلِ.

Bu hayali hikayenin gerçekten yaşandığına inanmak zor.

صَدَّقَ الْمُدِيرُ عَلَى الْمِيزَانِيَّةِ الْجَدِيدَةِ بَعْدَ مُرَاجَعَتِهَا بِعِنَايَةٍ.

Müdür, yeni bütçeyi dikkatlice inceledikten sonra onayladı.

صَدَّقَ الْمُدِيرُ التَّقْرِيرَ.

Müdür raporu doğruladı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

صِدْق

يَجِبُ عَلَيْنَا دَائِمًا أَنْ نَتَحَرَّى الصِّدْقَ فِي كُلِّ مَا نَقُولُ وَنَفْعَلُ.

Her zaman söylediğimiz ve yaptığımız her şeyde doğruluğu araştırmalıyız.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

صَدَقَ

يَصْدُقُ، صِدْق

صَدَقَ الرَّجُلُ فِي كَلَامِهِ.

Adam sözünde doğru söyledi.

صَدَقَتْ أَقْوَالُ صَدِيقِي وَتَطَوَّرَتِ الْأَحْدَاثُ كَمَا وَصَفَهَا.

Arkadaşımın söyledikleri doğru çıktı ve olaylar onun anlattığı gibi gelişti.