أَكَّدَتِ الشَّرِكَةُ تَارِيخَ إِطْلَاقِ الْمُنْتَجِ الْجَدِيدِ.
Şirket, yeni ürünün piyasaya çıkış tarihini doğruladı.
أَكَّدَتِ الشَّرِكَةُ تَارِيخَ إِطْلَاقِ الْمُنْتَجِ الْجَدِيدِ.
Şirket, yeni ürünün piyasaya çıkış tarihini doğruladı.
صَدَّقَ الشُّهُودُ عَلَى هُوِيَّةِ الْمُجْرِمِ.
Tanıklar, suçlunun kimliğini doğruladılar.
بَدَأَتِ الشُّرْطَةُ تَحْقِيقًا لِلتَّحَقُّقِ مِنْ تَفَاصِيلِ الْحَادِثِ.
Polis, olayın detaylarını doğrulamak için soruşturma başlattı.
تَأَكَّدَ، ثَبَتَ، تَثَبَّتَ، تَصَدَّقَ، أَثْبَتَ، أَصْدَقَ، أَشْهَدَ، صَحَّحَ، تَصَحَّحَ، وَكَّدَ، اِسْتَأْكَدَ، تَبَاثَ