كَانَ الرَّجُلُ الْأَعْرَجُ يَسِيرُ بِبُطْءٍ مُسْتَنِدًا عَلَى عَصَاهُ الْخَشَبِيَّةِ فِي السُّوقِ.
Topal adam pazarda tahta bastonuna dayanarak yavaşça yürüyordu.
كَانَ الرَّجُلُ الْأَعْرَجُ يَسِيرُ بِبُطْءٍ مُسْتَنِدًا عَلَى عَصَاهُ الْخَشَبِيَّةِ فِي السُّوقِ.
Topal adam pazarda tahta bastonuna dayanarak yavaşça yürüyordu.
عَادَ الْجُنْدِيُّ إِلَى الْوَطَنِ أَعْرَجًا بَعْدَ إِصَابَتِهِ فِي الْحَرْبِ.
Asker savaştan yaralandıktan sonra aksak bir şekilde vatanına döndü.
çalık, çolpa