أَغْمَدَ

يُغْمِدُ

أَغْمَدَ الْفَارِسُ سَيْفَهُ بَعْدَ انْتِهَاءِ الْمَعْرَكَةِ.

Şövalye savaş bittikten sonra kılıcını kınına soktu.

أَغْمَدَ الطَّبِيبُ الْإِبْرَةَ فِي ذِرَاعِ الْمَرِيضِ.

Doktor iğneyi hastanın koluna yerleştirdi.

أَغْمَدَ الْعَامِلُ الْمَسَامِيرَ فِي الْخَشَبِ لِتَثْبِيتِ الْأَلْوَاحِ.

İşçi tahtaları sabitlemek için çivileri ahşaba gömdü.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler