أُغْمِيَ عَلَيْهَا عِنْدَمَا سَمِعَتِ الْخَبَرَ الصَّادِمَ.
Şok edici haberi duyduğunda kendinden geçti.
أُغْمِيَ عَلَيْهَا عِنْدَمَا سَمِعَتِ الْخَبَرَ الصَّادِمَ.
Şok edici haberi duyduğunda kendinden geçti.
أُغْمِيَ عَلَيْهِ فَجْأَةً وَسَقَطَ عَلَى الْأَرْضِ.
Aniden bilincini kaybetti ve yere düştü.
أُغْمِيَ عَلَيْهِ بِسَبَبِ الْحَرِّ الشَّدِيدِ فِي الشَّارِعِ.
Sokaktaki aşırı sıcak nedeniyle bayıldı.