أَنْهَضَتِ الْأُمُّ ابْنَهَا مِنَ الْكُرْسِيِّ
Anne oğlunu sandalyeden kaldırdı.
أَنْهَضَتِ الْأُمُّ ابْنَهَا مِنَ الْكُرْسِيِّ
Anne oğlunu sandalyeden kaldırdı.
تَحْتَاجُ الشَّرِكَةُ إِلَى خُطَّةٍ جَدِيدَةٍ لِكَيْ تُنْهِضَ مَبِيعَاتِهَا الْمُتَرَاجِعَةَ.
Şirketin düşen satışlarını canlandırmak için yeni bir plana ihtiyacı var.
أَنْهَضَتِ الْأُمُّ ابْنَهَا مِنَ النَّوْمِ فِي السَّابِعَةِ
Anne oğlunu saat yedide uyandırdı.