هَذَا الْحَبْلُ أَوْثَقُ مِنْ ذَلِكَ.

Bu ip ötekinden daha sağlam.

أَوْثَقَ

يُوثِقُ

يَجِبُ عَلَيْنَا أَنْ نُوثِقَ الْعَلَاقَاتِ بَيْنَ دُوَلِنَا لِتَعْزِيزِ التَّعَاوُنِ الْمُشْتَرَكِ.

Ortak işbirliğini güçlendirmek için ülkelerimiz arasındaki ilişkileri sağlamlaştırmalıyız.

يَجِبُ أَنْ نُوثِقَ الرَّوَابِطَ الِاجْتِمَاعِيَّةَ بَيْنَ أَفْرَادِ الْمُجْتَمَعِ.

Toplum bireyleri arasındaki sosyal bağları güçlendirmeliyiz.

أَوْثَقَ الطَّالِبُ مَعْلُومَاتِهِ بِمُرَاجَعَةِ الدُّرُوسِ بِانْتِظَامٍ.

Öğrenci dersleri düzenli olarak tekrar ederek bilgilerini pekiştirdi.

Ayrıca: sıkıca bağlamak