أَوْج

وَصَلَتِ الشَّرِكَةُ إِلَى أَوْجِ نَجَاحِهَا فِي الرُّبْعِ الْأَخِيرِ مِنَ الْعَامِ.

Şirket, yılın son çeyreğinde başarılarının zirvesine ulaştı.

أَوْجُ الشَّمْسِ هُوَ النُّقْطَةُ الَّتِي تَكُونُ فِيهَا الشَّمْسُ أَبْعَدَ مَا تَكُونُ عَنِ الْأَرْضِ.

Güneşin evçi, Dünya'dan en uzak olduğu noktadır.

وَصَلَتْ شَعْبِيَّةُ الْفَنَّانِ إِلَى أَوْجِهَا هَذَا الْعَامِ.

Sanatçının popülaritesi bu yıl en yüksek noktasına ulaştı.

Ayrıca: doruk