zirve

قِمَّة — قِمَم

بَذَلْنَا جُهْدًا كَبِيرًا لِلْوُصُولِ إِلَى قِمَّةِ الجَبَلِ.

Dağın zirvesine ulaşmak için çok çaba sarf ettik.

قَرَّرَ التَّقَاعُدَ وَهُوَ فِي ذُرْوَةِ حَيَاتِهِ الْمِهْنِيَّةِ.

Kariyerinin zirvesindeyken emekli olmaya karar verdi.

وَصَلَتِ الشَّرِكَةُ إِلَى أَوْجِ نَجَاحِهَا فِي الرُّبْعِ الْأَخِيرِ مِنَ الْعَامِ.

Şirket, yılın son çeyreğinde başarılarının zirvesine ulaştı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler