أَصَرَّ المُدِيرُ عَلَى تَنْفِيذِ المَشْرُوعِ فِي الوَقْتِ المُحَدَّدِ رَغْمَ الصُّعُوبَاتِ.
Müdür, zorluklara rağmen projenin zamanında tamamlanması konusunda ısrar etti.
أَصَرَّ المُدِيرُ عَلَى تَنْفِيذِ المَشْرُوعِ فِي الوَقْتِ المُحَدَّدِ رَغْمَ الصُّعُوبَاتِ.
Müdür, zorluklara rağmen projenin zamanında tamamlanması konusunda ısrar etti.
أَصَرَّ الطِّفْلُ عَلَى شِرَاءِ اللُّعْبَةِ الجَدِيدَةِ رَغْمَ أَنَّ وَالِدَتَهُ رَفَضَتْ ذَلِكَ.
Çocuk, annesi reddetmesine rağmen yeni oyuncağı almak için diretti.
inat etmek, ısrarlı olmak, sebat etmek, taannüt etmek, diremek, tutturmak, direşmek, azmetmek