اتَّصَلْتُ بِصَدِيقِي لِلِاطْمِئْنَانِ عَلَيْهِ بَعْدَ سَمَاعِ خَبَرِ مَرَضِهِ.
Hasta olduğunu duyduktan sonra arkadaşımı arayıp iyi olup olmadığını sordum.
اتَّصَلْتُ بِصَدِيقِي لِلِاطْمِئْنَانِ عَلَيْهِ بَعْدَ سَمَاعِ خَبَرِ مَرَضِهِ.
Hasta olduğunu duyduktan sonra arkadaşımı arayıp iyi olup olmadığını sordum.
اتَّصَلْتُ بِالشُّرْطَةِ لِلْإِبْلَاغِ عَنْ حَادِثِ السَّرِقَةِ الَّذِي وَقَعَ فِي الْحَيِّ.
Mahallede meydana gelen hırsızlık olayını bildirmek için polisle temas kurdum.
اتَّصَلْتُ بِالْإِنْتَرْنِتِ لِإِرْسَالِ رِسَالَةِ بَرِيدٍ إِلِكْتْرُونِيٍّ مُهِمَّةٍ إِلَى زَمِيلِي.
Meslektaşıma önemli bir e-posta göndermek için internete bağlandım.
iletişim kurmak, haberleşmek