احمر وجه الفتاة خجلا عندما تلقت الإطراء من الشاب.
Genç adamdan iltifat aldığında kızın yüzü utançtan kızardı.
احمر وجه الفتاة خجلا عندما تلقت الإطراء من الشاب.
Genç adamdan iltifat aldığında kızın yüzü utançtan kızardı.
احمرت السماء عند الغروب بألوان برتقالية وحمراء زاهية.
Gün batımında gökyüzü parlak turuncu ve kırmızı renklerle kırmızı oldu.
احمرت وجنتا الطفل بسبب البرد الشديد في الخارج.
Çocuğun yanakları dışarıdaki şiddetli soğuktan dolayı pembeleşti.