اِرْتَدَّ الْمُسَافِرُ إِلَى بَيْتِهِ بَعْدَ إِلْغَاءِ الرِّحْلَةِ.
Yolcu seferin iptal edilmesinden sonra evine geri döndü.
اِرْتَدَّ الْمُسَافِرُ إِلَى بَيْتِهِ بَعْدَ إِلْغَاءِ الرِّحْلَةِ.
Yolcu seferin iptal edilmesinden sonra evine geri döndü.
ارْتَدَّ الصَّوْتُ فِي الْوَادِي.
Ses vadide yankılandı.
geri gitmek, mürt olmak, irtidat etmek, sekmek, yaylanmak, tersinmek