اِسْتَلَّ الْجَرَّاحُ الرَّصَاصَةَ مِنْ كَتِفِ الْجُنْدِيِّ الْمُصَابِ بِعِنَايَةٍ فَائِقَةٍ.
Cerrah, kurşunu yaralı askerin omzundan büyük bir dikkatle çekti.
اِسْتَلَّ الْجَرَّاحُ الرَّصَاصَةَ مِنْ كَتِفِ الْجُنْدِيِّ الْمُصَابِ بِعِنَايَةٍ فَائِقَةٍ.
Cerrah, kurşunu yaralı askerin omzundan büyük bir dikkatle çekti.
اِسْتَلَّ الْفَارِسُ سَيْفَهُ اللَّامِعَ اسْتِعْدَاداً لِلْمَعْرَكَةِ الْحَاسِمَةِ.
Şövalye, belirleyici savaş için hazırlık olarak parlak kılıcını sıyırdı.