نظر الأسد إلى فريسته افتراسا قبل أن ينقض عليها.
Aslan, üzerine atlamadan önce avına yırtıcı bir şekilde baktı.
نظر الأسد إلى فريسته افتراسا قبل أن ينقض عليها.
Aslan, üzerine atlamadan önce avına yırtıcı bir şekilde baktı.
تتصرف بعض الشركات افتراسا في السوق، مستغلة ضعف المنافسين.
Bazı şirketler, rakiplerinin zayıflığından yararlanarak piyasada avcı gibi davranıyor.
هاجمت الطيور الجارحة الفأر افتراسا.
Yırtıcı kuşlar fareye vahşice saldırdı.