اِكْتَظَّ

يَكْتَظُّ، اِكْتِظَاظ

اكْتَظَّ الْمَلْعَبُ بِالْجَمَاهِيرِ الْمُتَحَمِّسَةِ لِمُشَاهَدَةِ الْمُبَارَاةِ النِّهَائِيَّةِ.

Stadyum, final maçını izlemek için heyecanlı taraftarlarla ağzına kadar doluydu.

اكْتَظَّتِ الحَافِلَةُ بِالرُّكَّابِ فِي سَاعَةِ الذُّرْوَةِ مِمَّا جَعَلَ التَّنَقُّلَ صَعْبًا لِلْغَايَةِ.

Otobüs, yoğun saatlerde yolcularla tıka basa doluydu, bu da seyahati çok zorlaştırdı.

اكْتَظَّتِ الْمُسْتَشْفَيَاتُ بِالْمُصَابِينَ بَعْدَ وُقُوعِ الزِّلْزَالِ الْمُدَمِّرِ.

Yıkıcı depremin ardından hastaneler yaralılarla dolup taştı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler