امْتَدَّ الِاجْتِمَاعُ لِسَاعَاتٍ طَوِيلَةٍ بِسَبَبِ كَثْرَةِ النِّقَاشَاتِ وَالخِلَافَاتِ بَيْنَ الأَعْضَاءِ.
Üyeler arasındaki tartışmalar ve anlaşmazlıklar nedeniyle toplantı uzun saatler sürdü.
امْتَدَّ الِاجْتِمَاعُ لِسَاعَاتٍ طَوِيلَةٍ بِسَبَبِ كَثْرَةِ النِّقَاشَاتِ وَالخِلَافَاتِ بَيْنَ الأَعْضَاءِ.
Üyeler arasındaki tartışmalar ve anlaşmazlıklar nedeniyle toplantı uzun saatler sürdü.
امْتَدَّتِ الصَّحْرَاءُ الشَّاسِعَةُ أَمَامَنَا إِلَى الْأُفُقِ الْبَعِيدِ بِلَا نِهَايَةٍ.
Uçsuz bucaksız çöl önümüzde uzak ufka kadar uzanıyordu.
امْتَدَّتِ النِّيرَانُ بِسُرْعَةٍ فِي جَمِيعِ أَنْحَاءِ الْمَدِينَةِ.
Yangın, şehrin her yerine hızla yayıldı.
temadi etmek, gerilmek, uzamak, sünmek