بَارِع

كَانَ بَارِعًا فِي اسْتِخْدَامِ الأَدَوَاتِ اليَدَوِيَّةِ لِإِصْلَاحِ الأَجْهِزَةِ.

Cihazları tamir etmek için el aletlerini kullanmada yetenekliydi.

إِنَّهُ لَاعِبُ كُرَةِ قَدَمٍ بَارِعٌ جِدًّا وَيُسَجِّلُ أَهْدَافًا رَائِعَةً.

O çok becerikli bir futbolcu ve harika goller atıyor.

هِيَ طَاهِيَةٌ بَارِعَةٌ فِي إِعْدَادِ الأَطْبَاقِ الشَّرْقِيَّةِ التَّقْلِيدِيَّةِ.

O, geleneksel doğu yemekleri hazırlamada usta bir aşçıdır.

İlişkili Kelimeler