بَارَكَ اللهُ فِي رِزْقِكَ وَعَمَلِكَ.
Allah rızkını ve işini bereketlendirsin.
بَارَكَ اللهُ فِي رِزْقِكَ وَعَمَلِكَ.
Allah rızkını ve işini bereketlendirsin.
بَارَكَ الشَّيْخُ الْمَوْلُودَ الْجَدِيدَ بِالدُّعَاءِ.
Hoca, yeni doğan bebeği dualarla kutsadı.
أَوَدُّ أَنْ أُبَارِكَ لَكَ عَلَى هَذَا النَّجَاحِ الْكَبِيرِ الَّذِي حَقَّقْتَهُ
Elde ettiğin bu büyük başarıyı kutlamak isterim.
Ayrıca: mübarek kılmak, onaylamak
tebrik etmek, kutsallaştırmak