فَشِلَ الْمَشْرُوعُ بِسَبَبِ سُوءِ التَّخْطِيطِ وَعَدَمِ التَّعَاوُنِ بَيْنَ الْفَرِيقِ.
Proje, kötü planlama ve ekip arasındaki işbirliği eksikliği yüzünden başarısız oldu.
فَشِلَ الْمَشْرُوعُ بِسَبَبِ سُوءِ التَّخْطِيطِ وَعَدَمِ التَّعَاوُنِ بَيْنَ الْفَرِيقِ.
Proje, kötü planlama ve ekip arasındaki işbirliği eksikliği yüzünden başarısız oldu.
كَانَتْ حَرَكَةُ الْمُرُورِ سَيِّئَةً لِلْغَايَةِ بِسَبَبِ وُقُوعِ حَادِثٍ وَإِغْلَاقِ الطُّرُقِ.
Trafik, bir kaza meydana gelmesi ve yolların kapanması sebebiyle çok kötüydü.
لَمْ نَتَمَكَّنْ مِنَ الْخُرُوجِ بِسَبَبِ سُوءِ الْأَحْوَالِ الْجَوِّيَّةِ.
Kötü hava koşullarından ötürü dışarı çıkamadık.
Ayrıca: nedeniyle, dolayı
için, üzerine, münasebetiyle, kelli, cihetiyle, mebni, naşi, hasebiyle