بَسَطَتِ الْمَرْأَةُ السَّجَّادَةَ فِي غُرْفَةِ الضُّيُوفِ.
Kadın halıyı misafir odasına serdi.
بَسَطَتِ الْمَرْأَةُ السَّجَّادَةَ فِي غُرْفَةِ الضُّيُوفِ.
Kadın halıyı misafir odasına serdi.
نَسْعَى إِلَى تَبْسِيطِ الْإِجْرَاءَاتِ الْحُكُومِيَّةِ لِتَسْهِيلِ حَيَاةِ الْمُوَاطِنِينَ.
Vatandaşların hayatını kolaylaştırmak için devlet işlemlerini kolaylaştırmaya çalışıyoruz.
basitleştirmek, sadeleştirmek, yüzeyselleştirmek, yalınlaştırmak
بَسْطُ الْبِسَاطِ عَلَى الْأَرْضِ يَحْتَاجُ إِلَى شَخْصَيْنِ.
Yaygıyı yere sermek iki kişi gerektirir.