البَشَرُ جَمِيعًا مُتَسَاوُونَ فِي الحُقُوقِ وَالكَرَامَةِ الإِنْسَانِيَّةِ بِغَضِّ النَّظَرِ عَنْ أُصُولِهِمْ.
Kökenleri ne olursa olsun, tüm insanlar haklar ve insanlık onuru açısından eşittir.
البَشَرُ جَمِيعًا مُتَسَاوُونَ فِي الحُقُوقِ وَالكَرَامَةِ الإِنْسَانِيَّةِ بِغَضِّ النَّظَرِ عَنْ أُصُولِهِمْ.
Kökenleri ne olursa olsun, tüm insanlar haklar ve insanlık onuru açısından eşittir.
كُلُّنَا بَشَرٌ وَنُخْطِئُ أَحْيَانًا، فَلَا تَغْضَبْ كَثِيرًا مِنْ أَخِيكَ.
Hepimiz beşeriz, bazen hata yaparız, o yüzden kardeşine çok kızma.
البَشَرُ مُنْفَتِحُونَ دَائِمًا عَلَى التَّعَلُّمِ وَالتَّطَوُّرِ.
Âdemoğlu, sürekli öğrenmeye ve gelişmeye açıktır.
âdem, âdem evladı, beniâdem, benibeşer
بَشَّرَ الطَّبِيبُ العَائِلَةَ بِأَخْبَارٍ جَيِّدَةٍ.
Doktor, aileye iyi haberler müjdeledi.
muştulamak
اضْطُرَّتْ أُمِّي إِلَى بَشْرِ الْجَزَرِ لِلسَّلَطَةِ.
Annem salata için havuçları rendelemek zorunda kaldı.