فَازَ الْفَرِيقُ بِبُطُولَةِ الدَّوْرِيِّ وَأَصْبَحَ الْبَطَلَ لِلْمَرَّةِ الثَّانِيَةِ عَلَى التَّوَالِي.
Takım lig şampiyonluğunu kazandı ve üst üste ikinci kez şampiyon oldu.
فَازَ الْفَرِيقُ بِبُطُولَةِ الدَّوْرِيِّ وَأَصْبَحَ الْبَطَلَ لِلْمَرَّةِ الثَّانِيَةِ عَلَى التَّوَالِي.
Takım lig şampiyonluğunu kazandı ve üst üste ikinci kez şampiyon oldu.
أَنْقَذَ الرَّجُلُ الشُّجَاعُ طِفْلًا مِنَ النَّارِ، فَقَالَ النَّاسُ كُلُّهُمْ إِنَّهُ بَطَلٌ.
Cesur adam bir çocuğu yangından kurtardı, bütün insanlar onun bir kahraman olduğunu söyledi.
efe, pehlivan, böke, jön, cengâver, babayiğit
بَطَلَ الْعَقْدُ بِسَبَبِ مُخَالَفَةِ الشُّرُوطِ.
Şartların ihlal edilmesi nedeniyle sözleşme geçersiz oldu.
بَطَلَ وُضُوؤُهُ أَثْنَاءَ الصَّلَاةِ.
Namaz sırasında abdesti bozuldu.
Ayrıca: feshedildi, iptal oldu