أُحِبُّ بَلَدِي كَثِيرًا وَأَشْتَاقُ إِلَيْهِ.
Ülkemi çok seviyorum ve onu özlüyorum.
أُحِبُّ بَلَدِي كَثِيرًا وَأَشْتَاقُ إِلَيْهِ.
Ülkemi çok seviyorum ve onu özlüyorum.
بَعْدَ سَنَوَاتٍ طَوِيلَةٍ فِي الْخَارِجِ، عَادَ جَدِّي إِلَى بَلَدِهِ وَزَارَ بَيْتَهُ الْقَدِيمَ.
Yurt dışında geçen uzun yılların ardından dedem memleketine döndü ve eski evini ziyaret etti.
سَافَرَ جَدِّي مِنْ بَلَدِهِ الْبَعِيدِ إِلَى الْمَدِينَةِ، وَبَقِيَ هُنَاكَ سَنَوَاتٍ طَوِيلَةً.
Dedem uzak diyarından şehre gitti ve orada uzun yıllar kaldı.
yurt, vatan
بَلَّدَ الْحَجَرُ حَافَّةَ السِّكِّينِ.
Taş, bıçağın ağzını köreltti.
alıklaştırmak