تَحَوَّلَتِ الْأَرْضُ الْخَصْبَةُ إِلَى بُورٍ بِسَبَبِ الْجَفَافِ الشَّدِيدِ الَّذِي اسْتَمَرَّ لِسَنَوَاتٍ.
Verimli toprak, yıllarca süren şiddetli kuraklık nedeniyle çorak hale geldi.
تَحَوَّلَتِ الْأَرْضُ الْخَصْبَةُ إِلَى بُورٍ بِسَبَبِ الْجَفَافِ الشَّدِيدِ الَّذِي اسْتَمَرَّ لِسَنَوَاتٍ.
Verimli toprak, yıllarca süren şiddetli kuraklık nedeniyle çorak hale geldi.
أَصْبَحَتِ التُّرْبَةُ بُورًا بَعْدَ سَنَوَاتٍ مِنَ الزِّرَاعَةِ الْمُكَثَّفَةِ دُونَ إِضَافَةِ أَسْمِدَةٍ
Toprak, gübre eklenmeden yoğun ekim yıllarından sonra verimsiz hale geldi.
nadas