تَأَبَّطَ

يَتَأَبَّطُ، تَأَبُّط

تَأَبَّطَ الطَّالِبُ كِتَابَهُ وَخَرَجَ مِنَ الصَّفِّ.

Öğrenci kitabını koltuğunun altına alıp sınıftan çıktı.

تَأَبَّطَ الرَّجُلُ ذِرَاعَ صَدِيقِهِ أَثْنَاءَ الْمَشْيِ فِي الشَّارِعِ.

Adam, sokakta yürürken arkadaşının kolunu koluna aldı.

تَأَبَّطَ الصَّيَّادُ شَبَكَةَ الصَّيْدِ بَعْدَ يَوْمٍ طَوِيلٍ فِي الْبَحْرِ.

Balıkçı, denizde uzun bir günün ardından balık ağını omzuna attı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler