يَتَحَدَّثُ مَعَ ضُيُوفِهِ بِتَبَسُّطٍ وَلَا يَتَكَلَّفُ.
Misafirleriyle teklifsiz bir şekilde konuşuyor, resmiyet yapmıyor.
يَتَحَدَّثُ مَعَ ضُيُوفِهِ بِتَبَسُّطٍ وَلَا يَتَكَلَّفُ.
Misafirleriyle teklifsiz bir şekilde konuşuyor, resmiyet yapmıyor.
kolaylaşma, sathileşme
تَبَسَّطَ الضَّيْفُ فِي الْجُلُوسِ عَلَى الْأَرِيكَةِ.
Misafir koltukta rahat bir şekilde yayılıp oturdu.
teklifsiz davranmak, sadeleşmek, sathileşmek