بَدَأَتِ الْكُرَةُ الَّتِي كَانَتْ تَحْتَ الضَّغْطِ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ تَتَسَطَّحُ بِمُرُورِ الْوَقْتِ.
Uzun süre baskı altında kalan top, zamanla düzleşmeye başladı.
بَدَأَتِ الْكُرَةُ الَّتِي كَانَتْ تَحْتَ الضَّغْطِ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ تَتَسَطَّحُ بِمُرُورِ الْوَقْتِ.
Uzun süre baskı altında kalan top, zamanla düzleşmeye başladı.
تَسَطَّحَ الْمَعْدِنُ الْمُنْصَهِرُ فِي دَرَجَةِ حَرَارَةٍ عَالِيَةٍ وَتَصَلَّبَ عِنْدَمَا يَبْرُدُ.
Yüksek sıcaklıkta eriyen metal, soğudukça düzleşti ve sertleşti.
اِسْتَوَى