تَجَلِّي الْمَوَاهِبِ الشَّابَّةِ كَانَ مُفَاجَأَةً سَارَّةً لِلْجَمِيعِ.
Genç yeteneklerin açığa çıkması herkes için hoş bir sürpriz oldu.
تَجَلِّي الْمَوَاهِبِ الشَّابَّةِ كَانَ مُفَاجَأَةً سَارَّةً لِلْجَمِيعِ.
Genç yeteneklerin açığa çıkması herkes için hoş bir sürpriz oldu.
كَانَ تَجَلِّي قُدْرَةِ اللهِ وَاضِحاً فِي خَلْقِ الْكَوْنِ.
Allah'ın gücünün tezahürü, evrenin yaratılışında açıktı.
تَجَلِّي الْحَقِيقَةِ كَانَ ضَرُورِيّاً لِتَحْقِيقِ الْعَدَالَةِ.
Gerçeğin belirmesi, adaleti sağlamak için gerekliydi.
tecelli, görünme, açıklaşma, görüngü, tebarüz, teberrüz, aksediş, yansıyış, barizleşme