tezahür

عَادَةً مَا تَبْدَأُ المَظَاهِرُ الأُولَى لِلْمَرَضِ بِأَعْرَاضٍ خَفِيفَةٍ.

Hastalığın ilk tezahürleri genellikle hafif belirtilerle başlar.

يُمْكِنُ اعْتِبَارُ هَذَا الحَدَثِ تَجْسِيدًا لِلِاسْتِيَاءِ فِي المُجْتَمَعِ.

Bu olay, toplumdaki hoşnutsuzluğun bir tezahürü olarak görülebilir.

تَعْبِير — تَعَابِير

الفَنُّ هُوَ تَعْبِيرٌ عَنِ المَشَاعِرِ وَالأَفْكَارِ.

Sanat, duyguların ve düşüncelerin bir tezahürüdür.

İlişkili Kelimeler