ifade

تَعْبِير — تَعَابِير

يَنْجَحُ الفَنَّانُ فِي التَّعْبِيرِ عَنْ مَشَاعِرِهِ بِالأَلْوَانِ وَالخُطُوطِ بِشَكْلٍ جَيِّدٍ لِلْغَايَةِ.

Sanatçı, duygularını renkler ve çizgilerle ifade etmeyi çok iyi başarıyor.

تُوَضِّحُ هَذِهِ الْعِبَارَةُ مَعْنَى النَّصِّ بِشَكْلٍ أَكْثَرَ وُضُوحًا.

Bu ifade, metnin anlamını daha açık bir şekilde ortaya koyuyor.

أَعْطَى الشَّاهِدُ لِلشُّرْطَةِ إِفَادَةً مُفَصَّلَةً عَنِ الْحَادِثِ.

Tanık, polise olayla ilgili ayrıntılı bir ifade verdi.

Ayrıca: جُمْلَة

İlişkili Kelimeler