كَانَ لَدَيَّ حُلْمٌ غَرِيبٌ اللَّيْلَةَ الْمَاضِيَةَ حَيْثُ كُنْتُ أَطِيرُ فِي السَّمَاءِ.
Dün gece gökyüzünde uçtuğum garip bir rüya gördüm.
كَانَ لَدَيَّ حُلْمٌ غَرِيبٌ اللَّيْلَةَ الْمَاضِيَةَ حَيْثُ كُنْتُ أَطِيرُ فِي السَّمَاءِ.
Dün gece gökyüzünde uçtuğum garip bir rüya gördüm.
حُلْمِي أَنْ أَسْكُنَ فِي بَيْتٍ صَغِيرٍ قَرِيبٍ مِنَ الْبَحْرِ مَعَ عَائِلَتِي.
Hayalim ailemle birlikte denize yakın küçük bir evde yaşamak.
فِي اللَّيْلِ رَأَيْتُ فِي الْحُلْمِ بَيْتًا كَبِيرًا قَرِيبًا مِنَ الْبَحْرِ، وَكُنْتُ سَعِيدًا جِدًّا.
Geceleyin düşümde denize yakın büyük bir ev gördüm ve çok mutluydum.
hülya
أَحْلُمُ بِأُمُورٍ مُخْتَلِفَةٍ كُلَّ لَيْلَةٍ، بَعْضُهَا وَاقِعِيٌّ جِدًّا.
Her gece farklı rüyalar görüyorum, bazıları çok gerçekçi.
hayal etmek
الْحِلْمُ هُوَ الْقُدْرَةُ عَلَى التَّحَكُّمِ فِي الْغَضَبِ.
Halimlik, öfkeyi kontrol etme yeteneğidir.
عَادَةً مَا يُوجَدُ الْحَلَمُ فِي الْمَنَاطِقِ الْمُشَجَّرَةِ.
Keneler genellikle ormanlık alanlarda bulunur.
sakırga