تَحَنَّنَ

يَتَحَنَّنُ، تَحَنُّن
Aynı yazılan 1 kelime daha

يَجِبُ أَنْ نَتَحَنَّنَ عَلَى الْفُقَرَاءِ وَالْمُحْتَاجِينَ فِي مُجْتَمَعِنَا.

Toplumumuzdaki fakirlere ve muhtaçlara merhamet etmeliyiz.

تَحَنَّنَ الرَّجُلُ عَلَى الطِّفْلَةِ الصَّغِيرَةِ وَمَنَحَهَا قِطْعَةَ حَلْوَى.

Adam küçük kıza şefkat gösterdi ve ona bir şeker verdi.

İlişkili Kelimeler

تَحَنُّن

تَحَنَّنَ الْقَاضِي عَلَى الْمُتَّهَمِ بِسَبَبِ ظُرُوفِهِ الصَّعْبَةِ.

Hakim, sanığın zor şartları nedeniyle ona acıdı.