تَذَرَّعَ الْمُوَظَّفُ بِالْمَرَضِ لِيَغِيبَ عَنِ الْعَمَلِ فِي ذَلِكَ الْيَوْمِ الْمُهِمِّ.
Çalışan, o önemli günde işe gelmemek için hastalığı bahane etti.
تَذَرَّعَ الْمُوَظَّفُ بِالْمَرَضِ لِيَغِيبَ عَنِ الْعَمَلِ فِي ذَلِكَ الْيَوْمِ الْمُهِمِّ.
Çalışan, o önemli günde işe gelmemek için hastalığı bahane etti.
تَذَرَّعَ الْمُتَّهَمُ بِعَدَمِ مَعْرِفَتِهِ بِالْقَانُونِ لِتَخْفِيفِ الْعُقُوبَةِ عَنْهُ.
Sanık, cezasını hafifletmek için yasayı bilmediğini gerekçe gösterdi.
تَذَرَّعَ الطَّالِبُ بِالمَرَضِ لِيَتَغَيَّبَ عَنِ الدَّرْسِ.
Öğrenci derse gelmemek için hastalığı mazeret gösterdi.
التَّذَرُّعُ هُوَ وَسِيلَةٌ لِتَجَنُّبِ تَحَمُّلِ الْمَسْؤُولِيَّةِ.
Kaçımsama, sorumluluk almaktan kaçınmanın bir yoludur.