أَنَا لَا أُحِبُّ النَّاسَ الَّذِينَ يَتَذَمَّرُونَ دَائِمًا مِنْ كُلِّ شَيْءٍ.

Her zaman her şeyden şikâyet eden insanlardan hoşlanmıyorum.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

تَذَمَّرَ

يَتَذَمَّرُ، تَذَمُّر

تَذَمَّرَ الْعُمَلَاءُ مِنْ سُوءِ الْخِدْمَةِ فِي الْمَطْعَمِ الْجَدِيدِ.

Müşteriler, yeni restorandaki kötü hizmetten şikayet ettiler.

تَذَمَّرَ الْأَطْفَالُ مِنَ الذَّهَابِ إِلَى الْمَدْرَسَةِ فِي الصَّبَاحِ الْبَاكِرِ.

Çocuklar, sabah erkenden okula gitmekten homurdandılar.

تَذَمَّرَ الْجِيرَانُ مِنْ صَوْتِ الْمُوسِيقَى الْعَالِي فِي مُنْتَصَفِ اللَّيْلِ.

Komşular, gece yarısı yüksek sesli müzikten yakındılar.

İlişkili Kelimeler