تَرَدِّي

هُنَاكَ تَرَدٍّ فِي مُسْتَوَى الْمَعِيشَةِ بِسَبَبِ ارْتِفَاعِ الْأَسْعَارِ.

Fiyatlardaki artış nedeniyle yaşam standardında bir düşüş var.

شَهِدَتِ المِنْطَقَةُ تَرَدِّيًا فِي الأَوْضَاعِ الأَمْنِيَّةِ.

Bölge güvenlik durumunda kötüleşme yaşadı.

شَهِدَتْ صِحَّتُهُ تَرَدِّيًا مَلْحُوظًا بَعْدَ الحَادِثِ.

Kazadan sonra sağlığında belirgin bir fenalaşma görüldü.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler