أَرْشَدَ السَّائِحِينَ إِلَى أَفْضَلِ الْأَمَاكِنِ السِّيَاحِيَّةِ فِي الْمَدِينَةِ الْقَدِيمَةِ.
Turistlere eski şehirdeki en iyi turistik yerlere yol gösterdi.
أَرْشَدَ السَّائِحِينَ إِلَى أَفْضَلِ الْأَمَاكِنِ السِّيَاحِيَّةِ فِي الْمَدِينَةِ الْقَدِيمَةِ.
Turistlere eski şehirdeki en iyi turistik yerlere yol gösterdi.
يَهْدِفُ الدِّينُ إِلَى إِرْشَادِ النَّاسِ إِلَى الطَّرِيقِ الصَّحِيحِ وَالسَّعَادَةِ الْأَبَدِيَّةِ.
Din, insanlara doğru yolu ve sonsuz mutluluğu göstermeyi amaçlar.
أَرْشَدَ الْمُعَلِّمُ الطُّلَّابَ إِلَى كَيْفِيَّةِ كِتَابَةِ بَحْثٍ عِلْمِيٍّ مُتَكَامِلٍ.
Öğretmen, öğrencilere eksiksiz bir bilimsel araştırma yazma konusunda rehberlik etti.
yönlendirmek, istikamet vermek, hocalık etmek, kılavuzluk etmek, erkân göstermek, irşat etmek, güdümlemek, öğütlemek