أَزَالَ

يُزِيلُ، إِزَالَة

قَرَّرَتِ الْبَلَدِيَّةُ إِزَالَةَ الْمَبْنَى الْقَدِيمِ.

Belediye, eski binayı kaldırmak için karar aldı.

أَزَالَتِ الْحُكُومَةُ الْفَسَادَ.

Hükümet yolsuzluğu ortadan kaldırdı.

أَزَالَتِ الْأُمُّ الْبُقْعَةَ عَنِ الْقَمِيصِ.

Anne, gömlekteki lekeyi temizledi.

Ayrıca: gidermek

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler