تَزَيَّنَتِ الْمَدِينَةُ بِالْأَضْوَاءِ وَالزِّينَةِ احْتِفَالاً بِالْعِيدِ الْوَطَنِيِّ.
Şehir, ulusal bayramı kutlamak için ışıklar ve süslemelerle dekore edildi.
تَزَيَّنَتِ الْمَدِينَةُ بِالْأَضْوَاءِ وَالزِّينَةِ احْتِفَالاً بِالْعِيدِ الْوَطَنِيِّ.
Şehir, ulusal bayramı kutlamak için ışıklar ve süslemelerle dekore edildi.
تَزَيَّنَتِ الْعَرُوسُ قَبْلَ دُخُولِهَا الْقَاعَةَ لِتَظْهَرَ فِي أَبْهَى حُلَّةٍ.
Gelin, salona girmeden önce en güzel haliyle görünmek için güzelleşti.
bezenmek, makyaj yapmak, allanıp pullanmak, giyinip kuşanmak, takıp takıştırmak, boyanmak, sevimlileşmek, perdahlanmak
تَأْخُذُ الْفَتَاةُ وَقْتًا طَوِيلًا فِي التَّزَيُّنِ قَبْلَ الْحَفْلَةِ.
Kız partiden önce süslenmek için uzun zaman harcıyor.
bezenme, süsleniş, bezeniş, güzelleşme, kuşanma, allanma, koketlik