avutmakتُسَلِّي الأُمُّ طِفْلَهَا الصَّغِيرَ بَعْدَ سُقُوطِهِAnne düştükten sonra küçük çocuğunu avuttu
eğlenmeيَبْحَثُ الأَطْفَالُ عَنِ التَّسَلِّي فِي وَقْتِ الفَرَاغِÇocuklar boş zamanlarında eğlence arar