لَمْ يَتَسَنَّى لِي حُضُورُ الِاجْتِمَاعِ بِسَبَبِ الْتِزَامَاتٍ أُخْرَى.
Başka taahhütlerim nedeniyle toplantıya katılmam mümkün olmadı.
لَمْ يَتَسَنَّى لِي حُضُورُ الِاجْتِمَاعِ بِسَبَبِ الْتِزَامَاتٍ أُخْرَى.
Başka taahhütlerim nedeniyle toplantıya katılmam mümkün olmadı.
أَتَمَنَّى أَنْ يَتَسَنَّى لِي السَّفَرُ إِلَى الْخَارِجِ فِي الْمُسْتَقْبَلِ الْقَرِيبِ.
Yakın gelecekte yurt dışına seyahat etme fırsatı bulmayı umuyorum.
لَمْ يَتَسَنَّى لَنَا زِيَارَةُ الْمَتْحَفِ بِسَبَبِ ضِيقِ الْوَقْتِ.
Zaman darlığından dolayı müzeyi ziyaret etme olanağı bulamadık.