يَجِبُ التَّشْدِيدُ عَلَى الْإِجْرَاءَاتِ الْأَمْنِيَّةِ فِي الْمَطَارِ.
Havalimanında güvenlik önlemleri sıkılaştırılmalıdır.
يَجِبُ التَّشْدِيدُ عَلَى الْإِجْرَاءَاتِ الْأَمْنِيَّةِ فِي الْمَطَارِ.
Havalimanında güvenlik önlemleri sıkılaştırılmalıdır.
يُؤَدِّي تَشْدِيدُ الْعُقُوبَاتِ إِلَى تَقْلِيلِ الْجَرِيمَةِ.
Cezaların şiddetlendirilmesi suçu azaltır.
هُنَاكَ تَشْدِيدٌ عَلَى أَهَمِّيَّةِ التَّعْلِيمِ فِي الْمُجْتَمَعِ.
Toplumda eğitimin önemine vurgu yapılmaktadır.
vurgu, aksan, ağırlaştırma, çetinleştirme, sertleştirme, teşdit, tekit, vurgulanma, vurgulayış, vurgulanış, vurgulatma, şeddelenme, sıkılama, şeddeleme, aşırılaştırma