فِي الْأَوْقَاتِ الصَّعْبَةِ، يَلْجَأُ النَّاسُ إِلَى اللهِ وَيَتَضَرَّعُونَ.

Zor zamanlarda insanlar Allah'a sığınır ve dua ederler.

İlişkili Kelimeler

تَضَرَّعَ

يَتَضَرَّعُ، تَضَرُّع

تَضَرَّعَتِ الأُمُّ إِلَى اللهِ أَنْ يَحْمِيَ أَوْلَادَهَا.

Anne, çocuklarını koruması için Allah'a dua etti.

تَضَرَّعَ الرَّجُلُ إِلَى اللهِ أَنْ يَشْفِيَهُ مِنْ مَرَضِهِ.

Adam, hastalığından iyileşmesi için Allah'a yalvardı.

تَضَرَّعَ السَّجِينُ إِلَى القَاضِي لِيُخَفِّفَ الحُكْمَ.

Mahkum, cezayı hafifletmesi için hakime yakardı.

İlişkili Kelimeler